flickr-free-ic3d pan white
View allAll Photos Tagged meydan

Please don't use this image on websites, blogs or other media

without my explicit permission.

© All rights reserved

Contact: nejdet_2005@hotmail.com

Please don't use this image on websites, blogs or other media

without my explicit permission.

© All rights reserved

Contact: nejdet_2005@hotmail.com

Please don't use this image on websites, blogs or other media

without my explicit permission.

© All rights reserved

Contact: nejdet_2005@hotmail.com

REVISITED.

 

One picture is worth a thousand words as the saying goes. I have always been fascinated and intrigued by these small birds, the sparrows. Their agility, very fast flapping of the wings, their untamed timidity have always attracted me. They challenge my photography skills. Moreover through each shot they teach me something about their social life.

 

Bir resim bin söze bedeldir demişler. Serçeler, bu küçük kuşlar hep ilgimi çekmiş ve merakımı uyandırmıştır Çeviklikleri, hızlı kanat çırpışları ve terbiyeye gelmeyen ürkeklikleri beni daima cezb etmiştir. Onlar benim fotoğraf yeteneklerime meydan okuyorlar. Dahası, her bir karede bana sosyal hayatları ile ilgili bir şey öğretiyorlar.

 

Pictured and first posted on 14th Nov 2009.

Happy Eid to all Muslims around globe...

karlar düşer, düşer düşer yalarım

üstüne pekmez atıp öylede yalarım

sonra çekerim karnımın ağrısını

sırtım sıvazlandımı salarım acısınıııı

 

:) karlar düşer şarkısını söyler gibi okursanız ondan ağır bi esinleme yaptım her daim romantizm

olması bize ters :)

Ali AYDOĞMUŞ 05/03/09 10:30

 

AYRICA TAYFUN ABİMİN KARLARINA İNAT :)

The Hittites

Almost 4000 years ago the Hittites established a kingdom in Anatolia (the Asian part of modern Turkey). They became one of the great powers of the ancient world conquering Babylon and challenging Rameses II’s Egypt, Greece and Troy.

Sevgili arkadaşım Zeki Öztürk ile buluşmamızda İzmir temmuz ortasında bize muhteşem bulut show yaptı.

Ben Bir Eylül Sen Haziran

 

Bir eylüldü başlayan içimde

Ağaçlar dökmüştü yapraklarını

Çimenler sararmıştı

Rengi solmuştu tüm çiçeklerin

Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı

Katar katar gidiyordu kuşlar uzaklara

Deli deli esiyordu rüzgar

Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa

Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar

Neydi o bir zamanlar

Sevmişliğim, sevilmişliğim

O heyheyler, o delişmenlikler neydi

Ne bu kadere boyun eğmişliğim

Ne bu acıdan korlaşan yürek

Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım

Önümdeki dizboyu karanlıklar da ne

Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım

Beni kötü yakaladın haziran

Gamlı, yıkık eylül sonuma

Bir ilkyaz tazeliği getirdin

Masmavi göğünle

Cana can katan güneşinle

Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime

Çiçekler açtı dokunduğun

Çimler büyüdü yürüdüğün

Ve güller katmer katmer oldu güldüğün yerde

Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi

Oldurduğun yemişlerin ağırlığından

Dallarım yere değiyor

Güneşi batmadan saçlarının

Bir dolunay doğuyor bakışlarından

Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma

Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık

Başım dönüyor, off başım dönüyor yaşamaktan

Ölebilirim artık

Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse

Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma

Baksana; parmak uçlarım ateş

Lavlar fışkırıyor gözbebeklerimden

Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan

Benimle meydan oku her çaresizliğe

Benimle uyu, benimle uyan

Birlikte varalım onüçüncü aylara

Ben bir eylül, sen haziran.

 

Ümit Yaşar Oğuzcan

Please don't use this image on websites, blogs or other media without my explicit permission :copyright: All rights reserved Contact to buy : nejdet_2005@hotmail.com

 

www.phlearn.com/?affiliate=109

Please don't use this image on websites, blogs or other media

without my explicit permission.

© All rights reserved

Contact: nejdet_2005@hotmail.com

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,

arkalarında doldurulması

mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

 

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,

en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

 

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,

yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

 

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,

çalınan birinin kalbiyse eğer.

 

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,

insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

 

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,

hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

 

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,

kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

 

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,

öylesine delice bakmasalardı eğer.

 

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de

kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

 

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,

son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

 

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,

meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

 

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,

beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

 

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,

tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

 

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,

yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

 

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,

son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

 

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,

her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

 

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,

dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

 

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,

namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

 

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,

dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

 

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,

sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

 

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,

kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

 

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,

kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

 

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,

ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

 

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,

Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

 

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.

Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,

ya canım ellerini tutmak isterse...

 

Evet Sevgili,

Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,

kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,

mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!

 

CAN YÜCEL

 

Bridge at Meydan Hotel - Dubai

 

Check out more City/Skyline Pics on:

www.flickr.com/photos/vs-eos/sets/72157632610842949/

 

Kalemegdan (Kale Meydan)

on explore..................© All rights reserved

Please don't use this image on websites, blogs or other media without my explicit permission. :copyright: All rights reserved Contact to buy : nejdet_2005@hotmail.com

 

instagram.com/nejdet_duzen

www.facebook.com/nejdet.duzen

Please don't use this image on websites, blogs or other media

without my explicit permission.

© All rights reserved

Contact: nejdet_2005@hotmail.com

Shot was taken at the Meydan VIP Bridge near horse racing facility Meydan Racecourse, Dubai, UAE.

 

Post-processing: 3 manual blending exposures processed with Photoshop CC. Some more adjustment was done by Nik software (Pro Contrast, Detail Extractor, Dfine2, Sunlight filter and Vignette)

 

Nikon D300s & Tokina AT-X 11-16mm f/2,8 DX

 

©2014 Marek Kijevský, all rights reserved

www.kijevsky.com

www.facebook.com/marekkijevskyphotography

Sheikh Mohammed Bin Rashid Al Maktoum

 

@ Meydan 2010

  

Mohammad A K Al Mehrezi Photography© , All Rights Reserved 2010 .

 

This work may not be copied, reproduced, edited, displayed, modified, transmitted, licensed, transferred, sold, or uploaded again without my permission

Tophane Fountain was built upon the orders of Sultan Mahmut I (1730-1754) in 1732. The fountain was a work of architect Mehmet Ağa and its history scripture belongs to Poet Nahifi. It forms also an arhitectural unity with the Kılıç Ali Paşa Mosque.

 

Tophane Çeşmesi İstanbul’un Tophane Meydanı’nda yer alan Sultan I. Mahmut tarafından 1732 yılında yaptırılmış, bir meydan çeşmesidir. İstanbul’un üçüncü büyük çeşmesidir ve şehirdeki en yüksek duvarlı çeşmedir. Tarih kitabesi şair Nahifi'ye aittir. 1. Mahmud Han Çeşmesi adıyla da bilinir.

mükemmel geçen bir gün içerisinde çekilen ufak bir kare..

The grass track at Dubai Meydan Race Course ready for the Dubai World Cup Festival, Race Day 1 Sunday 12th January

yine sevgili arkadasıma çekimi için teşekkürler :))

 

ortak yapım çekim başkasından hafif düzeltmeler ve renk benden :P

  

herşeye ama herşeye meydan okurcasına uzanmışım kayaların üzerine. biraz rahatsız biraz rahat. boynumda biraz bükük kalmış sanki ama olsun düzelir o da kendini toparlayacaktır elbet. dimdik ve güçlü... hazırmıyım yükleri üzerime almaya? evet yada hayır yada belki yada kim bilir??? hazır değilim sırtlanmaya belki ama denemeye hazırım o kadarcık gücüm war çabalamaya denemeye gücüm war? gelin, gelin saldırın sırayla dercesine uzanmışım işte...

 

bir gün daha batarken

ve yine sensiz birgüne yenik düşerken yüreğim

şehre çöken karanlık mıydı beni bunaltan

yoksa benim karanlığım mıydı şehre meydan okuyan…

 

1 3 4 5 6 7 ••• 79 80