Group Pool 1,369 items |   Only members can add to the pool. Join?

view profile
Zeki Öztürk (a group admin) says:
11 Feb 10 - Ağrı ve Ağrı Dağı' nı tanıtım platformuyla hedefimiz; cennet vatanımızın cennetten bir bahçesi gibi olan, içinde Ağrı Dağı'nı, İsak Paşa sarayını, Meteor çukurunu, Balıklı Gölü, Şifalı Kaplıcaları ve daha sayamadığım nice güzellikleri barındıran Ağrı ilimiz ve Ağrı Dağı' nı tanıtmaktır.

Discussion 4 posts |  Only members can post. Join?

Title Author Replies Latest Post
Hoş Geldiniz - Welcome - Willkommen Zeki Öztürk 3 39 months ago
Grup Logosu Yorum ve Davet Logoları için Önerileriniz. gamze sönmez 19 39 months ago
Ağrı Dağı Hakkında Genel Bilgi gamze sönmez 0 41 months ago
Ağrı ve Ağrı Dağının Tanıtımı Zeki Öztürk 11 41 months ago

About Ağrı Dağı













: Comment Code / Yorum Kodu :




<b> Thank You for adding This Photo in :<a
href=" href=http://www.flickr.com/groups/agridagi//'>
<img src=http://i56.tinypic.com/6jm07m.jpg"/>
Ağrı Dağı</a></b>
Paylaşım için Teşekkürler





Thank You for adding This Photo in :


Ağrı Dağı

Paylaşım için Teşekkürler





: Invitation Code / Davet Kodu :





<b>Sizi Ağrı Dağı grubuna davet ediyoruz :
You are Invited to add Your Photo in :
<a href=" href=http://www.flickr.com/groups/agridagi//'>
<img src="http://i56.tinypic.com/6jm07m.jpg" "/>
Ağrı Dağı</a></b>
Türkiye'nin zirvesi Ağrı Dağı
Turkey's highest peak is Mount Ağrı





Sizi Ağrı Dağı grubuna davet ediyoruz :
You are Invited to add Your Photo in :


Ağrı Dağı

Türkiye'nin zirvesi Ağrı Dağı
Turkey's highest peak is Mount Ağrı










Ağrı
---------















Ağrı ili, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir ildir. Adını içinde bulunan Ağrı Dağı'ndan almıştır. 1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe olan Ağrı, 1927 yılında il olmuştur.

Orta Asya'dan gelen kavimlerin Anadolu'ya girişleri sırasında Ağrı, bir geçiş oluşturmuş, dolayısıyla birçok medeniyete sahne olmuştur. Ancak bu medeniyetler Ağrı'yı bir giriş kapısı olarak gördüklerinden burada çok köklü bir uygarlık oluşturamamışlardır.

Bölgede egemenlik kurdukları sanılan Hititler'in güçlerini yitirmeleri üzerine, M.Ö.1340 - M.Ö.1200 tarihleri arasında Hurriler bölgeye yerleşmişlerdir. Hurriler krallık merkezi olan Urfa'dan uzak olan Ağrı'yı ellerinde tutamamışlardır.

En köklü uygarlığı Urartular oluşturmuştur. Urartu'nun Van Gölü'nün kuzey ve kuzeydoğusundaki ülkeler üzerine, Kral İspuini döneminde (M.Ö.825 - M.Ö.810) seferlere başlamış, Kral Menua döneminde (M.Ö. 810 - M.Ö. 786) ise bu akınlar daha da ağırlık kazanmıştır.

Kuzeye ve kuzeydoğuya giden yollar üzerinde inşa edilen kaleler, buraya yapılan seferlerin önceden planlandığını göstermektedir. Ağrı Dağı'nın yamaçlarında, Karakoyunlu ve Taşburun köylerinin arasında ele geçen bir Urartu yazıtı Kral Menua'nın bu bölgedeki egemenliğinin kesin kanıtıdır.

M.Ö.712 yıllarında Kızılırmak boylarına kadar uzanan Kimmerler, Ağrı'da geçici de olsa bir hakimiyet kurmuşlardır. Medler (M.Ö.708 - M.Ö.555) Asur Devleti'nin yıkılması ile birlikte bir yayılma sürecine girmiş, bunun sonucu olarakta Ağrı ve çevresini topraklarına katmışlardır.

Medler'in yıkılması ile birlikte Persler; Büyük İskender'in Pers Kralı lll. Darius'u M.Ö. 331'de yenerek Anadolu'yu ele geçirdiği zamana kadar yaklaşık iki yüzyıl kadar bölgede yaşamışlardır. Büyük İskender'in ölümü üzerine oluşan boşluktan faydalanan Ermeniler ve Gürcüler bölgeyi ele geçirmişlerdir.

Doğu Anadolu'ya gelip yerleşen ilk Türk topluluğu M.Ö.680 yılında bölgeye gelen Sakalardır. Murat Nehri ve Doğubeyazıt çevrelerine kısa sürede yerleşmişlerdir. Daha sonraları Arsaklılar ve Artaksıyaslı Krallığı, Ağrı ve çevresine hakim olmuştur.










Kültürel ve doğal zenginlikler
--------------------------------------------




Ağrı Dağı
---------------------


Doğubeyazıt'ta bulunan ve volkanik bir dağ olan Ağrı Dağı 5137 metre yüksekliği ile Avrupa'nın ve Türkiye'nin en yüksek dağıdır.Nuh Tufanı'ndan sonra Nuh'un gemisine ev sahipliği yapması dolayısıyla efsanevi özelliği olan bir dağdır.Dağ İran'ın 16 km batısında,Ermenistan'ın 32 km güneyinde yer alır.





Ehmedê Xanî Türbesî
----------------------------------


Büyük kürt Alimi Ehmedê Xanî 'nin türbesi Îshak Paşa Sarayı'nın yanındadır. Ehmedê Xanî 17.yüzyılda yaşamış büyük bir Alimdir.Türbesi her yıl yüzbinlerce insan tarafından ziyaret edilir. Mem u Zin isimli eseri ünlüdür.



















İshak Paşa Sarayı
--------------------------------


İshak Paşa Sarayı, Ağrı Dağı'nın yakınında, Doğubeyazıt'ın 5 kilometre uzağında eski Doğubeyazıt yanında sarp kayalar üzerine,7.600 m² bir alan üzerine kurulmuş, kartal yuvasını andıran 116 odalı bu saray aslında türbesi, camii, surları, iç ve dış avluları, divan ve harem salonları, koğuşları ile bir bey kalesidir.

























Nuh'un Gemisi
---------------------------


Ağrı dağı'nın güney karşısındaki Şürbahar (Telçeker) ile Üzengili (Meşar) köyleri arasında doğal bir anıttır. Aslında bu anıt, gemi biçimli bir şekil (siluet) dir. Türkiye - İran Transit yoluna 3,5 km. mesafededir.Nuh Tufanı sonucunda karaya oturan geminin bufada kaldığı öne sürülmektedir. 1983 yılından iti­baren kutsal geminin kalıntılarım burada arama çalışmaları hızlanmıştır.








Meteor Çukuru
---------------------------


Doğubayazıt'ın 35 km. doğusunda. Küçük Ağrı dağının eteğinin bittiği yerdedir, İran sınırına 2 km uzakta, Gürbulak sınır kapısı ile Sarıçavuş köyü arasındadır. 1892 yılında gökten düştüğü sanılan büyük bir parçanın meydana getirdiği çukur, dünyada büyüklük ve derinlik itibariyle Alaskadakinden sonra ikinci büyük meteor çukuru budur. Genişliği 35 m., derinliği 60 m. dir. Toprağa gömülü göktaşının üzeri iç duvarlardan çöken toprak tabakalarıyla örtülüdür.









Balık Gölü
--------------------


Ağrı'nın kuzeyinde, Iğdır sınırındaki Sinek yaylasında alabalığı ile ünlü bir lav setti gölüdür. Gölün suyu tatlı ve temizdir. Sazan balığı ve ünlü kırmızı pullu (kızıl alabalık) alabalığı vardır. Gölün çevresindeki buz gibi kaynaklar, Anadolu'nun en güzel sularıdır. Göl, doğal bir güzelliğe ve sade bir manzaraya sahiptir.Deniz seviyesinden 2241 m. yükseklikte bulu­nan Balık gölü, yurdumuzun en fazla yüksekte oluşmuş gölüdür. Alanı 34 km2. olup, derinliği 100 m.yi aşmaktadır.Gölün güney kıyısında plaj sitesi ve turistik te­sisler vardır.Balık gölüne kısa yol, Taşlıçay üzerinden çıkan 26 km.lik yoldur. Bu yolu, 60 km.lik Doğubeyazıt yolu tamamlar.


Ağrı Dağı ile Durak Dağı arasında 2.241m. ile Türkiye’nin en yüksek rakımlı lav seti gölüdür. Derinliği yer yer 100 metreyi aşar. Göl suyu tatlı olup, berrak ve temizdir. Kışın yüzeyi 5 ay boyunca donmaktadır. Alabalık ve sazan başlıca balıklardır. Gölde kış aylarında buzlar delinerek balık avcılığı yapılmaktadır. Göl kenarları yaz aylarında yemyeşil, manzara güzel ve heybetlidir. Dağlardan gelen kar sularıyla beslenen göl, fazla sularını Zenkimar Çayına döker.












Kudret Köprüsü
---------------------------


Köprü Diyadin İlçesindeki kaplıcaların bitişiğindedir. Zaten bu çermi­ğin adı da buradan gelir. Murat nehri buradaki toprak ve kaya yığınını sökemediğinden altını delmiş, açtığı tünelden akmıştır. Dünyada benzeri olmayan bu köprü, 30 m. yükseklik, 30 m. genişliktedir. Aradaki 150 m. boşluktan sonra ikinci doğal köprü yer almaktadır.




Hamur Deresi
--------------------------

Murat nehri'nin Hamur ile Tutak arasında aktığı Hamur deresi, doğal güzelliklere sahiptir. Suların bazı yerlerde çağlayarak, bazı yerlerde durgun ve vadinin yapısına uygun biçimde kıvrılarak akması, yer yer görülen ağaçlıklar, bostanlar buraya ayrı bir çekicilik kazandırır. Hamur deresi; balık avlama, iyi bir piknik ve dinlenme yeridir.




Tendürek Dağı
---------------------------


Sönmüş, volkanik bir dağdır. Diyadin'in ve kap­lıcaların güney doğusundadır. Dağın üzerinde tandıra benzer sıcak çukurlar olduğundan böyle adlandırıl­mıştır. Doğal güzelliği ve kaynak sularının yanında, üzerinde buram buram duman (buhar) tüten sıcak su gözeleri de vardır. Sıcak ve soğuk kaynak suyu bol­dur. Murat nehrinin ilk çıkış yeri buradır.Tendürek dağının sıcak suları minerallidir. Dağın tepesinde, (içinde su aygırları olduğu söylenen) krater bir göl oluşmuştur. Yazın yayla olarak kullanılır. Havası ve yeşilliği insana ferahlık verir. Av hayvanlarının da olduğu Tendürek'te ilkbaharda çok mantar yetişir.












kaplicalari:







DİYADİN KAPLICALARI ŞİFA DAĞITIYOR


Tabii Sıcak Su kaynakları üzerine kurulmuş hamam, ılıca.
Kelimenin aslı kapalı ılıcadır; halk arasında kaynarca, Çermik, ılı Su, ısı su, germâbe, Germav, kudret hamamı, hudaî hamam ve âbızenne gibi isimlerle de bilinir.

Anadolu'daki birçok coğrafî isim, o yerin yakınında bulunan sıcak su kaynağına eski dönemlerde verilmiş isimlerden gelmektedir; Germe, Germiab (Germav), Germili, Terme, Çermik, Ilıca. Ilıcalar, Kaynarca gibi.


Kur'ân-ı Kerîm'de Hz. Eyyûb'un bir cilt hastalığına yakalandıktan sonra kendisini iyileştirmesi için rabbine niyazda bulunduğu (el-Enbiyâ 21/83) ve Allah'ın ona, "Ayağını yere vur; işte yıkanacak ve içilecek soğuk bir su" diye buyurduğu belirtilir (Sâd 38/42).


Hz. Eyyûb denileni yaparak yerden çıkan su ile yıkanmış ve hastalığından kurtulup gençleşmiştir.

Bu olay, Hz. Eyyûb'un sağ ayağıyla yere vurduğunda yerden sıcak bir Suyun çıktığı ve onunla yıkandığı, sol ayağıyla vurduğunda ise soğuk bir su çıktığı ve ondan içtiği, böylece içinde ve dışında hiçbir hastalık kalmayarak iyileştiği şeklinde tefsir edilir (Fahreddin er-Râzî, VII, 208). Mes'ûdî, Eyyûb Tapınağı'nın ve onun içinde yıkandığı kaynağın kendi döneminde dahi ünlü olduğunu ve Şeria'da Neva yakınında bulunduğunu yazar {Mürûcü'z-zeheb, I, 48).

Sözü edilen yerde bugün Eyyûb Hamamı vardır. Hz. Peygamber de âlimleri şifalı Sulara benzeterek, "Uzaktakiler gelip onlardan yararlanırlar, yakındakiler ise yararlanmazlar. Bu sırada ansızın su çekilip kaybolur: Böylece bir kısım insanlar bundan yararlanmış, diğer bir kısım ise pişman olmuş olur" buyurmuştur. (Ebû Ubeyd Kasım b. Sellâm.I, 474; Zemahşerî, I, 322; İbnü'1-Esîr, 1,445).



DİYADİN KAPLICALARININ ÖZELİKLERI:
KAPLICA SUYUNUN TAHLİLİ:
SUYUN YAPISINDA GENEL OLARAK;

1.KALSİYUM
2.BİKARBONAT
3.HİDROJEN
4.SÜLFÜR
5.KARBONDİOKSİT
6.KÜKÜRT
7.SÜLFAT
8.MAGNEZYUM
SUYUN RADYOAKTİVİTE ETKİSİ FAZLADIR.

SUYUN TEKNİK NİTELİKLERİ:
SICAKLIK : 40 C
RADYOAKTİVİTE : 1,3 -1,6 EMAN
PH : 7.00

ENDIKASYON (BANYO TEDAVİSİ)

1. ROMATİZMA
2. NEVRİT NÖROLOJİ
3. DERİ-CİLT HASTALIKLARI
4. MİDE-BAĞIRSAK VE BÖBREK RAHATSIZLIKLARI
5. SOLUNUM YOLU RAHATSIZLIKLARI
6. KADIN HASTALIKLARINA TAVSİYE EDİLİR.


TIBBİ DEĞERLENDİRME:

1. KAPLICA SUYUNDA 2–3 GR. CİVARINDA TOTAL MİNERALİZASYON BULUNMAKTADIR.

2. TOPRAK KALEVİLİ, BİKARBONATLI VE SULFATLI MADEN SUYUDUR.

3. KÜKÜRDÜ HİDROJEN VE KARBONDİOKSİT İHTİVA EDER. TERMALİTESİ 40–53 C ARASINDA DEĞİŞEN SICAK SUDUR.

4. DIŞ TATBİKLERDE; KARBONDİOKSİTİN VE TERMALİTENİN SEDATİF VE VAZODİLATATÖR ETKİLERİ BEKLENİR.

5. KÜKÜRTLÜ HİDROJENİN İSE CİLT VE ENDİKSİYONLARA BAĞLI ROMATİZMAL SENDROMLARLA KEZA ÜST TENEFFÜS YOLLARININ AKINTI KRONİK İLTİHAPLARINDA BURUN YOLU İLE ETKİSİ GÖRÜLÜR.

6.KRONİK ENFEKSİYON VE CİLT HASTALIKLARINDA KARBONDİOKSİT BAKIMINDAN VAZODİLATATÖR VE SEDATİF ETKİYİ TAMAMLARLAR













İlçeleri
---------------


Doğubeyazıt
----------------------

Doğubayazıt’ın İran sınırında Türkiye – İran transit yolunun geçiş noktasında bulunması, tarihi bakımdan buranın önemini artırmıştır. İlçe zengin bir tarihe sahiptir. Eski Bayazıt’ta ve kalede Urartu mezarlarının oluşu, şehrin tarihini çok eskilere dayandırmaktadır. Doğubayazıt’ın ilk kurulduğu yer, Yukarı Bayazıt’taki eski kaledir. Kale Trabzon yolu güzergahında bir gümrük merkezi olarak sürekli gelişimi sağlamıştır.

İlçenin nüfusu 2008 yılı genel nüfus sayımına göre, 145.555'tir. Bunun 70.265'i ilçe merkezinde, 70.268'sı köy ve kasabalarda yaşamaktadır.

2002 genel nüfus sayımına göre ilçe merkezinin nüfusu 56.261, köylerin nüfusu 49.493 olup nüfusa kayıtlı insan sayısı 216.500'dür. Halkının tamamına yakını Kürddür. Genelde Şafii mezhebi yaygındır.



Patnos
--------------


İlçe Ekonomisine canlılık getirecek sergi, fuar, panayır gibi etkinlikler yapılmamaktadır. Turizm açısından da art bölgede yer aldığı için herhangi bir faaliyet yoktur. Aynı zamanda turistlerin ilgilenebilecekleri yeterli bir tarihi ve doğal güzellikleri bulunmamaktadır. Mevcut eserler ise doğa ve insan tahribatı nedeniyle gözle görülebilir özelliklerini kaybetmiştir.

İlçenin ekonomisi, hayvancılığa, sınır ticaretine, ticarete ve tarıma bağlıdır. Son yıllarda sınar ticareti ve yabancı mal ticareti geliştiği için şehir sürekli büyüyüp gelişmekte, buna bağlı olarak, konut, iş yeri, otel, eğlence yerleri, ticari eşya ve petrol taşımacığı artmaktadır.



Diyadin
-------------

Ağrı ilinin bir ilçesidir. Meya Mağaraları mevcuttur. Tendürek Dağı eteklerine yakın kurulu ilçe kaplıcaları ile meşhurdur. İnsanlar geçimini genelde hayvan ve tarım işleriyle sağlar halkın büyük bir kısmı yoksulluk icin de yaşamaktadır. .



Taşlıçay
--------------

Ağrı ilinin orta kısmında bulunan Taşlıçay ilçesinin kuzey ve güneyinde bulunan 2000 m yükseklikteki dağlar,orta bölümde Murat Vadisi ile ayrılır.Arazi volkaniktir,en yüksek noktası Güneydeki Aladağ üzerinde bulunan Koçbaşı tepesidir.


Eleşkirt
--------------

Eleşkirt düz yüksek dağlarla çevrili küçük bir kasaba.Toprakkale köyün antik bölgesidir. Romalılar, Persler, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular, Moğollar tarafindan da işgal edildi ve kaleden yönetildi. 1687 yılında köyde inşa edilen bir camii mevcutdur.

Eleşkirt bir dağ kentidir, yakınlarındaki dağ Kösedağdır.kis turizmi icin turistlerin çok görmek istedigi ve her yıl farklı ülkelerden ziyaret edilen bir bölgedir


Tutak
-----------

Deniz seviyesinden 1535 metre yükseklikteki ilçenin alanı 1562 Km². dir. Yörenin toprakları yüksek yayla karakterinde ve oldukça engebelidir.


Hamur
------------

İl merkezine 15 km. güneyinde yer alan İlçenin başlıca tarihi eserleri Selçuklulardan kalma Havaran Kalesi ve Mahmut Paşa Kümbetidir.











Ağrı Dağı'nın uydu fotoğrafı:


Doruğunun yüksekliği: 5 165 m
Enlem: 39° 42? 0? Kuzey
Boylam: 44° 17? 0? Doğu
Yeri: Doğubayazıt, Ağrı, Türkiye
Sıradağlar: Kafkaslar
Türü: Volkanik










Ağrı Dağı (Selçuklular döneminde; Eğri Dağ, resmi adıyla Büyük Ağrı Dağı, Türkiye'nin en yüksek dağıdır. Zirvesi 4 mevsim boyunca erimeyen kar ve takke buzulu ile kaplı volkanik bir dağ olan Ağrı Dağı, Türkiye'nin doğu ucunda, Ağrı ilinin sınırları içerisinde yer almaktadır. Dağ, İran'ın 16 km batısında ve Ermenistan'ın 32 km güneyindedir.

Ağrı dağı 5165 metrelik rakımıyla, Anadolu Yarımadasının en yüksek doruğudur. 4000 metreye kadar bazalt daha sonra sonraki yükseklikte andezit lavlarından oluşarak volkanik bir dağ özellikleri gösterir.

Dağın doruğunda bir örtü buzulu vardır. Doğu yüzünde Serdarbulak yaylası ve 3896 m. yükseklikteki Küçük Ağrı Dağı yer alır.

Bir inanışa göre, Eski Ahit'teki Tekvin babında Nuh'un gemisi nin karaya oturduğu dağ bu dağdır. Fakat, Kuran'ı Kerim'de Nuhun gemisinin "Cudi'ye oturduğu" belirtilmektedir.

1950'li yıllarda, havadan çekilen fotoğraflardaki gemiye benzeyen şekiller Nuh'un gemisinin bulunduğu yönünde yorumlandı, ancak daha sonra bu iddiaların asılsız olduğu ortaya çıktı.

Türkiye'nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı jeolojik konumu ve Büyük Tufan dan sonra Nuh'un gemisi ne ev sahipliği yapması dolayısıyla efsanevi özelliği olan bir dağdır. Kutsal kitaplarda da adı geçen Ağrı Dağının farklı dillerde birçok ismi vardır.

Başlıcaları, Ararat, Kuh - i Nuh, Cebel ül Haris tir.

Marco Polo'nun hiçbir zaman çıkılamayacak dediği dağa ilk tırmanış, kayıtlara göre 9 Ekim 1829'da Prof. Frederik Von Parat tarafından gerçekleştirildi. İlk kış solo tırmanışı ise 21 Şubat 1970'te Dağcılık Federasyonu eski başkanlarından Dr. Bozkurt Ergör tarafından gerçekleştirildi.

1980'li yıllarda binlerce dağcı Ağrı Dağını ziyaret etti. Ağrı'ya tırmanış 1990 yılında yasaklandı. 1998'de Dağcılık Federasyonu'nun bir grup dağcıya izin vermesiyle bu yasak kaldırıldı.















AĞRI COĞRAFYASI
--------------------------------



İlimiz; Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Murat Havza'sında yer alır. İlin yüzölçümü 11.376 km kare 'dir. Ağrı 39.0,40.07 kuzey paraleli ile 42.20,45.30 doğu meridyenleri arasında bulunmaktadır.

Ağrı İli; doğusunda İran, kuzeyinde Kars, Iğdır, batısında Erzurum, kuzeybatısında Muş, güneyinde Bitlis ve Van İlleri ile çevrilidir.

İlde merkez ile birlikte 8 ilçe, 7 bucak, 558 köy, 220 mezra bulunmaktadır.

Yüzölçümü 11.376 km. karedir ve deniz seviyesinden yükseklik 1.600 metreden yukarıdır.


Ağrı'da mevcut toprağın büyük bir kısmını dalgalı, yüksek dağlık arazi meydana getirir. Ağrı ilinde dağlar sıralar halindedir. Tek başına yükselen dağlar da yine bu sıra dağlar üzerinde veya bitişiğindedir.

İli kaplayan dağlar Alp-Himalaya Volkanik dağ sisteminin devamı olarak, doğu-batı doğrultusunda ve iki kol halinde görülür.İli kuzeyden ve güneyden çevreleyen bu dağlar iki gruba ayrılır, büyük ve küçük Ağrı Dağları, Kuzey Kanat Dağları üzerinde bulunmamasına rağmen, önemli özellikleri sebebiyle bir dağ grubu olarak değerlendirilebilir.



Buna göre dağları üç grupta toplayabiliriz.

1. Kuzey Kanat Dağları

2. Güney Kanat Dağları

3. Büyük ve Küçük Ağrı Dağları



Ağrı'da dağlık arazinin büyük bir kısmı yayla olarak kullanılır. Dağlar ağaçsız olduğu halde kışın çok kar yağar. İlkbahar ve sonbaharda fazla yağmur yağar.

Bundan ötürü düzlük alanlarda çok güzel çayırlıklar, yamaçlarda verimli otlaklar meydana gelmiştir.İl topraklarının % 10'ununu kaplayan yaylalar özellikle hayvancılık yönünden büyük önem taşırlar.

Bunlar geniş otlaklarla kaplı dağ düzlükleridir. Yaylalara bazı yerlerde Yurt denir ki bu yayla anlamına geldiği gibi kalınan yer anlamına da gelmektedir.



Ağrı'da ki Yaylaların ünlüleri şunlardır


1- Çakmak (Kılıç) Yaylaları

2- Davut Yaylası

3- Sinek Yaylası

4- Krotin yaylası

5- Aladağ Yaylaları

6- Pani Yaylası

7- Katavin Yaylası



Ağrı İlinde ovalık alanlar fazla geniş değildir. Ova ve düzlükler çoğunlukla faylar(kırıklar) ve dağlarla sınırlanmıştır. Bu ovalar çöküntü havzalardır. Daha sonrada toprak birikmesi olmuştur.

Ağrı için ekonomik can damarı sayılan hayvancılık, sadece yaylalar da yapılmaz. Hayvancılıkta yaylalar kadar ovalardan da faydalanılır.

Ekin alanları dışında kalan düzlükler mera olarak kullanılır.Ovaların verimli topraklarına daha çok tahıl, yem bitkileri ve şeker pancarı ekilir.










İllin belli başlı ovaları:
----------------------------------



Eleşkirt Ovası,
Karaköse Ovası,
Doğubeyazıt Ovası,
Tutak Ovası,
Patnos Ovasıdır.


Ağrı İl'inde akarsular yeterli derecededir. Nereye gidilirse gidilsin, mutlaka bir çeşme, kaynak, dere akarsu veya bir nehir bulunur.Ağrı dağları kışın bol kar, İlkbahar ve Sonbaharda normal yağmur alır.

Toprağa inen su, fazla derinlere geçmez. dağ yamaçlarında , vadilerde, tepe diplerinde çeşme ve kaynak suyu olarak çıkar. bunun için Ağrı'da akarsu, dere, çay kaynak ve su gözesi çoktur.

Ağrı'da ki bütün suların ilk kaynağı Ağrı topraklarıdır. Bu akarsuların en önemlisi Murat Nehri'dir.Ağrı İlinin en önemli gölü il merkezine 56 km uzaklıkta Doğubeyazıt ilçesi sınırları içinde bulunan Balık Gölüdür. 2.250 m rakımla set gölü olan Balık Gölü 34 km. karelik bir alana sahiptir. derinliği kimi yerlerde 100 metreyi aşar. Ağrı Dağı'nın eteğindeki diğer bir gölde Kurtkapan-Dahilka gölüdür. Sazlık alan bu gölde bir çok hayvan barınır.


Ağrı'daki dağlar jeolojik devirlerde teşekkül ederken ve değişmelere uğrarken, pek çok büyük-küçük vadiler ortaya çıkmıştır. Sıradağlardan çıkan gür sular aşağı ovalara doğru aktıkça bu vadilerden geçerler.

Bir kısım vadiler ise, akarsular olmadan yer kabuğunun oluşumunda şekil almışlardır.Hepsinde birbirine yakın özellikler ve güzellikler vardır.

Temiz havası, berrak suları, bol güneşi, yeşilliği, masmavi ufku ve insan ruhunu dinlendiren birçok tabiat güzellikleri hemen hemen hepsinde bulunur.



Vadilerin başlıcaları şunlardır;

1- Güzeldere Vadisi
2- Taşlısu ve Körçay Vadileri
3- Hamur Vadisi
4- Yukarı Toklu Vadisi
5- Derecik Vadisi
6- Kaplıcalar Vadisi'dir.



Ağrı'da tabii bitki örtüsü olürük ot türleri egemendir.Ağrı'da bitki ilkbaharda canlanır, sonbahar soğuklarının arkasından kar'ın bastırması ile birlikte yıllık hayatı sona erer. Onun için Ağrı'nın tabii bitki örtüsünü istepler (stepler) meydana getirir.

Ağrı'da dere boylarında ve su kenarlarında çok söğüt ve kavak yetişir. Son yıllarda çam, akasya ve çeşitli ağaçlar da yavaş yavaş ekilip dikilmektedir. Ağrı ilinde orman yok denilecek kadar azdır.

Ağrı, Türkiye'nin doğu sınırında, dolayısıyla Doğu Anadolu'nun en doğu ucunda, deniz seviyesinden çok yüksekte ve deniz tesirlerinden uzakta olması sebebiyle şiddetli bir kara iklimine sahiptir.

Bunun için kışın sıcaklık çok fazla düşer ve kış mevsiminin uzamasına yol açar. Yazlar sıcak ve kurak , kışlar soğuk ve kar yağışlıdır.Yazın ve kışın gece-gündüz sıcaklık farkı fazladır. İlkbahar ve sonbahar mevsimleri ılık ve yağışlı geçer.

Bir yılın yarısı Ağrı'da kıştır. Kışları uzun, kar'lı ve soğuktur.Buna karşılık yazları kısa ve kuraktır.Sıcaklık derecesi yüksek olmasa bile nem oranının düşüklüğü yüzünden güneş yakıcıdır.

Yazın bu yakıcı sıcaklık kışın yerini yakıcı soğuğa bırakır. Bu yüzden yurdumuzda en düşük sıcaklık(-43, -45)ile Ağrı'da ölçülür.Türkiye'nin en karasal iklimi bölümüne giren Ağrı'da yıllık sıcaklık ortalaması 6.1 derecedir. Ağrı'da yağış rejimi değişiktir. İlkbahar ve sonbaharda daha çok yağış yağar.

Kışın yağışlar kar halindedir. Yağan kar uzun müddet , nisan ortalarına kadar yerde kalır. Yıllık yağış ortalaması 500 mm'dir. Dağlık alanlarda bu ortalama biraz fazladır.Yağmurun en fazla olduğu ay, Nisan ayıdır.

En az yağmur yağan ay da Ağustos'tur.Doğubeyaz ıt Ovası , Iğdır Ovası gibi bölgenin en az yağış alan yeridir. Üstelik burası kışın Ağrı'nın en sıcak yeri durumundadır.Yağmur getiren bulutlar Ağrı'ya devamlı batıdan ve sıradağlar üzerinden gelir.

Aralık, Ocak, Şubat ve Mart ayları kar yağışlarının en yoğun olduğu aylardır.Ağrı'da bulutlu geçen günler genellikle kış mevsiminde görülür. İlkbahar ve sonbahar ayları yağmurlara bağlı olarak açık, parçalı bulut ve kapalıdır.

En az bulut görülen aylar, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Ancak çoğu zaman yüksek dağlara bulutlar takılır kalırlar.Ağrı'da en düşük basınç 814.9 milibarla Şubat ayında, en yüksek basınç ise 848,4 milibarla Kasım ayında görülmüştür.

Yıllık ortalama basınç 820-835 milibardır.Ağrı'da nemin yoğun olduğu aylar, Mart ve Kasım aylarıdır. Ağustos ayında nem oranı düşük seviyededir.




















Ağrı Dağı (Selçuklular döneminde; Eğri Dağ, resmi adıyla Büyük Ağrı Dağı), Türkiye'nin en yüksek dağıdır. Zirvesi 4 mevsim boyunca erimeyen kar ve takke buzulu ile kaplı volkanik bir dağ olan Ağrı Dağı, Türkiye'nin doğu ucunda, Ağrı ilinin sınırları içerisinde yer almaktadır. Dağ, İran'ın 16 km batısında ve Ermenistan'ın 32 km güneyindedir. Dağın %65'lik bir kesimi Iğdır ilinde, kalan 5'lik kesimi ise Ağrı ili sınırları içerisindedir.




Ağrı Yemekleri:
--------------------------



HINGEL






Buğday unundan hazırlanan hamur bir süre dinlendirilir, yufka şeklinde ince olarak açılır ve kareler şeklinde kesilir. Kaynar suda haşlandıktan sonra süzülür ve bir tepsiye çekilir. Üzerine sarımsaklı yoğurt veya hengel sosu dediğimiz yöremize has kurut isimli bir malzeme ezilerek dökülür yine içinde küçük soğan parçacıkları kavrulmuş tereyağı dökülerek servis yapılır. Bekletilmeden ve soğutulmadan yenmesi gerekir.




HALISE






AYRAN AŞI






ABDIGÖR KÖFTESI






En tanınmış yemeği Abdigor Köftesi’dir. Doğubeyazıt ilçemizde yaygın olan bu köfte, içli köfteye benzer.Yöremizin en lezzetli yemeğidir. Yağsız, sinirsiz, kemiksiz sığır eti, çok az miktarda soğan, bir adet yumurta ve baharatlardan yapılır. Hazırlanması taze et, bir tokmak ile taş üzerinde merhem şeklini alıncaya kadar dövülür. Hamur haline gelen et, soğan ve su katılarak elle çırpılır. Çırpıldıktan sonra bir saat dinlendirilen köfteler pilav üzerine konularak servis yapılır.



GOSTEBERG ET
Tereyağı, soğan, salça ve aynı addaki ot harmanlanıp hayvan postuna doldurulur ve nemli toprağa gömüldükten sonra üzerinde ateş yakılarak pişirilir ki, buna buğulama da denir.


SELEKELI (Sac Kavurma)
Taze oğlak veya kuzu eti, sarımsaklı yoğurt ve tereyağından yapılır. Hazırlanışı; taze et doğranır, içine tereyağından eritilmiş salça konulur. Bu şekilde kızartılan et indirilip bir süre dinlendirilir, üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek servis yapılır.



ALABALIK
Balık Göl’ü, Çuma Çayı ve derecik sularında bulunan kırmızı pullu kızıl alabalık güzel tadından öte kırık, çıkık gibi ortopedik tedavilerde ilaç olarak kullanılır.


BEYAZ BAL
Türkiye’nin en güzel çiçek balı burada elde edilir. Binbir renk ve çeşitli kokulardaki yayla çiçeğinden elde edilen bembeyaz balın tadına doyum olmaz.


HAŞIL;
Haşıl yapılırken ince yarma önce bulamaç şeklinde pişirilir. Sonra ortası havuz gibi açılır ve üzerine tereyağı konur. Çevresine ise sarmısaklı yoğurt gezdirilir. Haşıl ortasına açılan yağ havuzu nedeni ile ayrı tabaklara bölünmez ve tek bir kaptan yenir.



ERİŞTE:
Evde kesilen erişte ve yeşil mercimekle hazırlanır. Önceden haşlanan yeşil mercimek, erişteyle kaynatılıp süzüldükten sonra yağlanmış tencerenin tabanına patates dizilir, üzerine mercimekli karışım konur. Son olarak üzerine kızdırılmış yağ gezdirilir ve patatesler kırmızı renk alıncaya kadar pişirilir. Ters çerilip servis edilen bu yemek, kimi zaman patates yerine lavaş ekmeği ile de yapılır


KUYMAK:
Önce bir tavaya kaymak konulur ve ısıtılır. Daha sonra alabildiği kadar Mısır unu veya buğday unu konularak sürekli bir biçimde karıştırılır. Biraz su dökülerek karıştırılamaya devam edilir. Ta ki kaymağın yağı çıkıncaya kadar, yağ çıktığı zaman yenmeye hazırdır.


KETE:
Mayalanmış hamurun, yufka seklinde açılarak doğrudan sacın üzerinde pişirilmesidir. Yağlanarak veya kuru olarak yenir. Yufkadan kalın lavaştan ince olduğu için yöremize özeldir.


PİŞİ(BİŞİ) ERDEK:
İsteğe göre, süt veya su ile mayalanarak yoğrulan hamur, biraz bekletildikten sonra, elle hafif ekmek boyutuna getirilinceye keder çevrilir, yuvarlak hamur kızgın yağa atılarak kızarıncaya kadar pişirilir.


HASUDE:
Hasuda tatlı bir yiyecektir. Önce şerbet hazırlanır. Şerbetin içine çok az un atılır ve çırpılır. Daha sonra tavada yağ ısıtılır ve içine hazırladığımız şerbetle un dökülerek karıştırılır. 5-10 dakika böylece ateşte pişirildikten sonra hazır olan hasuda yenmeye hazırdır.


YALANCI KÖFTE:
Bulgur, kabuğu alınmış buğdayın öğütülmüşü ve un karıştırılıp misket haline getirilen köfteler su,salça ve yağ karışımında kaynatılmak suretiyle yemeye hazır hale getirilir.


MURTUĞA:
Un,şeker,süt ve su’nun karıştırılması ile yağda kızartılıp helva şekline getirildikten sonra içine ceviz içi,fındık atılabildiği gibi sade olarak ta yeme haline getirilir


















Ağrı
---------



Ağrı (kurdisch Agirî) ist eine Provinz Osten der Türkei.
Der name auf Osmanen hieß die Stadt Şarbulak, was fließende Quelle bedeutet. 1927 wurde der Name in Karaköse geändert, was entweder auf den osmanischen Eroberer 1507 (Karagöz Bey), oder auf Kara Kilise, schwarze Kirche zurückgeht. Seit 1938 tragen Stadt und Provinz ihren heutigen Namen nach dem Berg Ararat (Ağrı Dağı).



Agri Province, Turkey is a city in eastern Anatolia. The pain was in the name of the mountain. In 1834, a parish, in 1869 the Ararat district, has been the province in 1927.

The peoples of Central Asia into Anatolia during the Pain, has created a transition, has been the scene of so many civilizations. But then the pain of civilizations as an entrance gate where they formed a very deep-rooted civilization.

They dominate in the region, believed to lose their power over the Hittites, M.Ö.1340 - Hurrians region between M.Ö.1200 settled. Away from the center of the kingdom, from Urfa Hurrians pain in his hand could not keep.

Urartu civilization has created the most radical. URARTU the country on the north and northeast of Lake Van, in the period of King İspuini (M.Ö.825 - M.Ö.810) started to time, King MENUA period (810 BC - 786 BC), this raid has gained even more weight.

The road to the north and northeast of the castle was built on, is shown here has been planned in advance of the time.

On the slopes of Mount Ararat, and Taşburun Karakoyunlu an Urartian inscription uncovered in the village between the King Menua'nın is clear evidence of dominance in this area.

Cimmerians in the Red River throughout the year ranging from M.Ö.712, albeit temporarily dominant over in pain.

Meds (M.Ö.708 - M.Ö.555) together with the fall of the Assyrian State entered into a spreading process, resulting in the soil around the floor and had pain in Pascal.

Meds Persians with demolition, Alexander III, King of Persia. Darius BC 331 captured Anatolia by defeating the nearly two centuries, up until then lived in the area. Upon the death of Alexander the great advantage of the gap region, the Armenians and Georgians were seized.

The first settlers arrived in eastern Anatolia and the Turkish community in the region M.Ö.680 are the Saka. Dogubeyazit Murat River and settled in their environment in a short time. Artaksıyaslı Arsacids and later the Kingdom, Pain and the environment is dominated.


Region was conquered by Islamic armies time of Caliph. Abbasids until the year 872 under the control of the pain point, then moved to Byzantine control.

1071 Malazgirt Turkish tribes to come to the region after the war began. Pain, some time next century, the borders of Sökmen entered into with the State. 1027 - 1225 Between Sudden Atabeks, 1239'da Ravi, the people from 1256 to 1358 between the years of Jelali Ilkhanids and ruled in pain.

Sometimes their convention was held at Mount Ararat Ilkhanids, Anatolia and Iran were directed here. Imperfect 1393'de the Mongol Khan, Timur conquered Ararat region.

1405 - 1468 Between Pain, Karakoyunlu has taken place within the territory, sovereignty Karakoyunlu crashes down Akkoyunlular'ın pain is past. Pain, 1514'de the Caldiran War by the Ottoman Sultan Selim was annexed.

Şorbulak province in the Ottoman period known as the name was changed to the Armenians Karakilise time. The name was changed in time Karakilise Karabekir Karaköse Pasha was named.

Because of interest in the Flood mentioned in the Torah and the country of Mount Ararat, Ararat and the surrounding area is believed to be due to pain is also called Ararat by Westerners. 5165 m. With a height of Turkey's largest mountain.



Cultural and natural riches
-----------------------------------------









Mount Ararat
---------------------


Dogubeyazit in a volcanic mountain which is 5137 meters high Mount Ararat. Noah's Ark after the flood due to host Iran's legendary properties as a mounten. Mount Ararat 16 km to the west, 32 km south of Armenia takes place.




Tomb Ehmedê Xanî
--------------------------------


Ehmedê Xanî large Kurdish philosopher of Ishak Pasha Palace is next to the mausoleum. Kurds lived in the 17th century, a great poet and philosopher. Ehmedê Xanî Tomb is visited every year by hundreds of thousands of people.




Ishak Pasha Palace
--------------------------------


Ishak Pasha Palace, Mount Ararat, near Dogubeyazit's five miles away from the old Dogubeyazit by steep rocks, over, 7600 square meters area is based on the eagle nest, which is like 116 rooms in this palace, in fact, tomb, mosque, walls, interior and exterior courtyards, sofa and harem rooms, is a ward of the castle and a brain.



Noah's Ark
------------------


Şürbahar across the south of Mount Ararat (Telçeker) and Üzengili (Meşar) between the villages is a natural monument. In fact, this monument, ship-shaped form (silhouette) is. Turkey - Iran transit road 3.5 km.

The ship from Noah aground as a result of the Flood, it is suggested that bufada stay. Since 1983 the remains of the sacred vessel of my work here, have accelerated the search.










Meteor Hole
---------------------


From Doğubayazıt 35 km. in the east. Where are small bits of the foothills of Mount Ararat, 2 km away from the Iranian border, with Gürbulak Sarıçavuş border between the village.

Believed to have fallen from the sky in 1892 has caused a large piece of pit size and depth as the world second largest meteor crater is the Alaskadakinden. Width of 35 meters and a depth of 60 m. dir. Buried inside the walls collapsed on the asteroid is covered with soil.








Fish Lake
------------------


Pain in the north, Igdir, famous for trout in the highlands on the border of Clubs was a lava lake is set. Lake's water is fresh and clean. And the famous red scaly carp (red salmon), trout are.

Sources such as the ice around the lake in Anatolia are the most beautiful water. Lake, a natural and simple beauty of a landscape-level 2241 m.

The fish in the lake elevation, the lake is the most high. Area of 34 km2. and a depth of 100 m.

south coast beaches and tourist facilitie. Balık site shortest path to the lake, over the 26 km road is Taşlıçay. This way, all the way to 60 km Dogubeyazit.















Bridge strength
-------------------------


Diyadin bridges in the district is adjacent to the spa. This name also refers to already Çerme-Gin. Murat River, soil and rock masses here can not remove the gold had penetrated, were flowing from the tunnel opening. This bridge is unique in the world, 30 m. height, 30 m. is the width. 150 m in between space after the second natural bridge is located.



Pulp Creek
-------------------


Murat river flowing between the dough and the dough Tutak, has a natural beauty. Gurgle of water in some places, the valley in some places still and twist to fit into the structure, in places, trees are common, garden here is a separate appeal. and for fishing, is a good place to picnic and relax.




Tendürek Mountain
---------------------------------


Extinct, is a volcanic mountain. The south east of Diyadin and spa. Similar to the hot pits on the mountain is so called tandoor is. In addition to its natural beauty and resources of water, here I am here on the smoke (steam), smoky eyes are also the hot water. Plenty of hot and cold spring water-stop.

The first outlet of the river Murat. Tendürek mountain, mineral water is warm. At the top of the mountain, (which is said to be in hippos) crater lake was formed. Are used as summer pastures. Air and the greens will give relief to people. In the spring of game animals so that the fungus grows in Tendürek.









Mount Ararat
----------------------












Turkish: Ağrı Dağı; Armenian: Մասիս, Արարատ, Kurdish: Çiyayê Agirî; Persian: کوه آرارات Kuh-e Ararat) is a snow-capped, dormant volcanic cone in Turkey.

It has two peaks: Greater Ararat (the tallest peak in Turkey, and the entire Armenian plateau with an elevation of 5,137 m/16,854 ft) and Lesser Ararat (with an elevation of 3,896 m/12,782 ft).


The Ararat massif is about 40 km (25 mi) in diameter. The Iran-Turkey boundary skirts east of Lesser Ararat, the lower peak of the Ararat massif.

It was in this area that by the Tehran Convention of 1932 a border change was made in Turkey's favor, permitting her to occupy the eastern flank of the massif; This flank had in the past been used by Kurdish tribes to organize uprisings against Turkey.


Mount Ararat in Judeo-Christian tradition is associated with the Mountains of Ararat, where according to the book of Genesis, Noah's ark came to rest. It also plays a significant role in Armenian nationalism and irredentism.




Satellite picture of Mount Ararat :

Elevation 5,137 m (16,854 ft) 
see section Prominence 3,611 m (11,847 ft)
ranked 48th Listing Country high point
Ultra








1. Names and etymology


Ararat - The Bible says that Noah's ark landed on the mountains of Ararat. This does not refer to any specific mountain or peak, but rather a mountain range within the region of Ararat, which was the name of an ancient proto-Armenian kingdom also known as Urartu.

Nonetheless, one particular tradition identifies the mountain as Mount Masis, the highest peak in the Armenian Highland, which is therefore called Mount Ararat.

(As opposed to the Armenian and European tradition, Semitic tradition identifies the mountain as Judi Dagh located in Turkey near Cizre.)

According to the medieval Armenian historian Moses of Khoren in his History of Armenia, the plain of Ayrarat (directly north of the mountain) got its name after King Ara the Handsome (the great grandson of Amasya). Here the Assyrian Queen Semiramis is said to have lingered for a few days after the death of Ara.

According to Thomson, the mountain is now called Ararat (Armenian: Արարատ) by confusion with Ayrarat, the name of the province. Influenced by Biblical tradition.

The association of the mountain with the story of Noah is however comparatively recent in Armenian culture, according to Murat (1900) not pre-dating the 11th century.

The historical name of the peak in Armenian is Masis or (in the plural, referring to both peaks) Masik’ (see below

Masis (Armenian: Մասիս) - is the Armenian name for the peak of Ararat, the plural Masik (Armenian: Մասիք) may refer to both peaks.

The History of Armenia derives the name from a king Amasya, the great-grandson of the Armenian patriarch Hayk, who is said to have called the mountain Masis after his own name.

Ağrı Dağı (Mountain of Ağrı) - The Ottoman Turkish name was Aghur Dagh اغـر طﺎﻍ‎‎ mean heavy mountain. Since Ağrı literally means "pain" in Turkic languages such as Azeri and Turkish, the toponym has been popularly rendered as "Painful Mountain".

Ağrı is also a province in the Eastern Anatolian Region of Turkey, which named from mountain at 1949 . During the Ottoman Empire era the Ağrı village was originally called Karakilise (black church) .

Çiyayê Agirî (Fiery Mountain), Çiyayê Alavhat and Grîdax (Kurdish): This entire tree name referred a volcanic characteristic of Mount Ararat. Name Ararat also used by Kurdish Koh-i-Nuh (Mountain of Noah): Persian: کوه نوح من (Koh-i-Nuh) , also influenced by the flood story, this time via the Islamic view of Noah


.
2. Location


Mount Ararat is located in the Eastern Anatolia Region of Turkey between Doğubayazıt and Iğdır, near the border with Iran and Armenia, between the Aras and Murat Rivers. Its summit is located some 16 km (10 mi) west of the Iranian and 32 km (20 mi) south of the Armenian border. The Nakhchivan exclave of Azerbaijan is also in close proximity to the mountain. The Ararat plain runs along its northwest to western side.



3. Geology


Ararat is a stratovolcano, formed of lava flows and pyroclastic ejecta, with no volcanic crater. Above the height of 4,200 m (13,780 ft), the mountain mostly consists of igneous rocks covered by an ice cap.[citation needed]

A smaller 3,896 m (12,782 ft) cone, Little Ararat, rises from the same base, southeast of the main peak. The lava plateau stretches out between the two pinnacles. The bases of these two mountains is approximately 1,000 km2 (386 sq mi).[citation needed]

The formation of Ararat is hard to retrieve geologically, but the type of vulcanism and the position of the volcano raise the idea that subduction relation vulcanism occurred when the Tethys Ocean closed during the Neogene, as recently occurred along the borders of the Eurasian, African and Arabian plates from Cabo de Gata to the Caucasus.[citation needed]



3. 1. Elevation


An elevation of 5,165 m (16,946 ft) for Mount Ararat is still given by some authorities. However, a number of other sources, such as public domain and verifiable SRTM data and a 2007 GPS measurement show that the alternatively widespread figure of 5,137 m (16,854 ft) is probably more accurate, and that the true elevation may be even lower due to the thick layer of snow-covered ice cap which permanently remains on the top of the mountain. 5,137 m is also supported by numerous topographic maps.



3. 2. Activity


It is not known when the last eruption of Ararat occurred; there are no historic or recent observations of large-scale activity recorded.

It seems that Ararat was active in the 3rd millennium BC; under the pyroclastic flows, artifacts from the early Bronze Age and remains of human bodies have been found.

However, it is known that Ararat was shaken by a large earthquake in July 1840, the effects of which were largest in the neighborhood of the Ahora Gorge (a northeast trending chasm that drops 1,825 metres (5,988 ft) from the top of the mountain).

An unstable part of the northern slope collapsed and a chapel, a monastery, and a village were covered by rubble. According to some sources, Ararat erupted then as well, albeit under the ground water level.








4. Climbing Mount Ararat



October 9, 1829 Johann Jacob Friedrich Wilhelm Parrot and Khachatur Abovian. First ascent of the summit of Mount Ararat Started from the monastery of St. Jacob (Surb Hakob) and made the ascent by the north-western slope.

August 5, 1834 Kozma Spassky-Avtonomov Climbed Ararat from Akori, to prove that the stars could be seen at noon and used ice from the summit to baptize his son.

August 8-9, 1835 Karl Behrens [14] Imperial Russian Georgraphical Society attested to the expedition.

July 29, 1845 Otto Wilhelm Hermann von Abich Armenian guide led him up the southeastern face from Sardar Bulak, a Cossack station with a well, located in the middle of the wide semicircular valley or sloping plain between

Greater and Lesser Ararat. Abich I & II Glaciers named after him. Climbed western and eastern summit. They climbed from Sardar Bulak.

1846 Henry Danby Seymour With 2 Armenians and a Cossack officer Climbed from New Akori.

August 1-9, 1850 Iosif Khodko (Иосиф Ходько), P.H. Moritz, N. V. Khanikov and many others. Ascended from Sardar Bulak.
Six days were spent on top of Mt. Ararat.

June 29, 1856 English Major Robert Stuart With major Alick J. Fraser, Reverend Walter Thursby, James Theobald, John Evans of Darley Abbey. They climbed from Bayazid.

August 31, 1876 James Bryce He was alone. And he founded a timber at 3965 m (13,500 ft) He climbed from Sardar Bulak.
1878 G. P. Baker He climbed from Sardar Bulak.

1882 Sivoloboff
August 13, 1888 Yevgeniy Markov with Ivan Kovalewski and Mosokevich (young lady) They climbed from Saradar Bulak.

1888 Semenoff
1889 Raphalovich and others. He climbed from Sardar Bulak.

July 4, 1891 Thomas Gaskell Allen, Jr. and William Lewis Sachtleben. First American ascent of the summit of Mount Ararat He climbed from Bayazid.

1893 Postukhoff: He climbed from Sardar Bulak.

October 1893 H. F. B. Lynch With Rudolph Taugwalder and H. B. Lynch.

1897 Herr A. Oswald Eine Besteigung des Ararat, Alpenclub, Berne, 1899-1900.

September 5, 2009 Erik Weihenmayer, Edwin Albert Weihenmayer, Gökmen Önay, Bahar Ganjavi, Behrouz Khabbaz Beheshti, Seyed Hassan Moghimi.

Erik Weihenmayer is first known blind person to reach the summit of Mount Ararat. Group guided by Gökmen Önay from Turkey. Hassan Moghimi Iran, born without one hand and he is professional cyclist:


Russian rule in 1829. Abovian and Parrot crossed the Aras River and headed to the Armenian village of Agori situated on the northern slope of Ararat 4,000 feet above sea level.


Following the advice of Harutiun Alamdarian of Tbilisi, they set up a base camp at the Monastery of Saint Jacob some 2,400 feet higher, at an elevation of 6,375 feet. Abovian was one of the last travelers to visit Agori and the monastery before a disastrous earthquake completely buried both in May 1840.

Their first attempt to climb the mountain, using the northeastern slope, failed as a result of lack of warm clothing.

Six days later, on the advice of Stepan Khojiants, the village chief of Agori, the ascent was attempted from the northwestern side.

After reaching an elevation of 16,028 feet they turned back because they did not reach the summit before sundown. They reached the summit on their third attempt at 3:15 p.m. on October 9, 1829.

Abovian dug a hole in the ice and erected a wooden cross facing north. Abovian also picked up a chunk of ice from the summit and carried it down with him in a bottle, considering the water holy. On November 8, Parrot and Abovian climbed up Lesser Ararat.

Impressed with Abovian's thirst for knowledge, Parrot arranged for a Russian state scholarship for Abovian to study at the University of Dorpat in 1830.









Ağrı Dağı

Ishak Pasa Palace 2

İshak Paşa Sarayı (Doğubayazıt) Türkiye

Ağrı Mountain


















http://www.flickr.com/groups/AgriDagi

Additional Information

This group is public This is a public group.

  • View the group rules.
  • Members can post 5 things to the pool each day.
  • Accepted media types:
    • Photos
    • Video
  • Accepted content types:
    • Photos / Videos
    • Illustration/Art / Animation/CGI
  • Accepted safety levels:
    • Safe
RSS 2.0 feed Subscribe to a feed of stuff on this page... Feed – Subscribe to Ağrı Dağı discussion threads